Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen “Sanayi Çalıştayı”, iş dünyası ile akademiyi aynı platformda buluşturarak sanayinin geleceğine yönelik stratejik başlıkların ele alınmasına sahne oldu.
Yaşar Üniversitesi’nin akademik katkı sunduğu çalıştayda; ekonomiden eğitime, dijitalleşmeden hammaddeye kadar pek çok konu üniversite-sanayi iş birliği perspektifiyle değerlendirildi.
Çalıştayın moderatörlüğünü Levent Kandiller üstlenirken, toplantıda ortaya çıkan değerlendirme ve önerilerin Haziran ayında Ankara’da ilgili kurum ve karar vericilerle paylaşılması planlanıyor.
Stratejik Dönüşümde Ortak Akıl Vurgusu

Sibel Zorlu, sanayinin yapısal sorunlarına dikkat çekerek küresel rekabette güçlü bir konum elde edebilmek için uzun vadeli ve koordineli bir dönüşüm gerektiğini vurguladı.
Zorlu, yalnızca sorun tespitine odaklanan değil, çözüm üreten ve sürdürülebilir politikalar geliştiren bir yaklaşımın önemine işaret etti. Özellikle finansmana erişim, hammadde bağımlılığı ve öngörülebilirlik başlıklarında yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu belirten Zorlu, insan kaynağının dönüşüm sürecindeki kritik rolüne de dikkat çekti.
Zorlu, “Sanayiyle iç içe bir eğitim modeli artık kaçınılmaz. Gelecek, teknoloji ile nitelikli insan kaynağını birleştirenlerin olacak” dedi.
Üniversite-Sanayi İş Birliği Öne Çıktı
Çalıştayın moderatörlüğünü üstlenen Levent Kandiller, işletmelerin iç operasyonel süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kandiller, maliyet baskısının işletme içi süreçlerin yeniden yapılandırılmasını zorunlu hale getirdiğini belirterek, verimlilik kavramının artık yalnızca maliyet azaltımıyla sınırlı olmadığını söyledi.
“Artık verimlilik, sadece maliyetleri kısmakla ilgili bir konu değil; veriyi doğru kullanarak süreçleri yeniden tasarlamakla ilgili bir dönüşüm alanı” diyen Kandiller, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin bu dönüşümde belirleyici rol oynadığına dikkat çekti.
Yapay zekânın özellikle beyaz yaka iş süreçlerinde; raporlama, analiz ve karar destek mekanizmalarında ciddi değişimler yarattığını ifade eden Kandiller, bu dönüşümü doğru yöneten işletmelerin rekabet avantajı elde edeceğini söyledi.
“Çeviklik, Yarını Bugünden Kurgulayabilmektir”

Çeviklik kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini belirten Kandiller, “Çeviklik yalnızca hızlı tepki vermek değil; veriyi doğru okuyarak yarını bugünden kurgulamaktır. Bu yetkinlik, önümüzdeki dönemde işletmeler için belirleyici olacaktır” ifadelerini kullandı.
Kandiller ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin daha yapısal, sonuç odaklı ve doğrudan temas içeren bir modele dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Öğrencilerin eğitim süreçlerinde saha ile daha güçlü buluşmasının önemine dikkat çeken Kandiller, “Sanayicinin sürece aktif olarak dahil olduğu modellerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda zihinsel bir dönüşümü de gerektiriyor. Veriye dayalı karar alma kültürünün yerleşmesi, işletmelerin sürdürülebilir rekabet gücü açısından kritik olacaktır” diye konuştu.


