Türkiye’de elektrikli araç ekosistemi, 2025 itibarıyla hem kullanım yoğunluğu hem de enerji sistemi üzerindeki etkisi bakımından yeni bir ölçeğe ulaştı.
Küresel enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan “2025 Türkiye Elektrikli Araç Ekosistemi ve Şarj Altyapısı Dönüşümü Raporu”na göre Türkiye, elektrikli araç satışlarında Avrupa ile paralel, bazı segmentlerde ise daha hızlı büyüme kaydetti. Siemens Türkiye de rapordaki verileri değerlendirerek elektrikli araç ekosisteminin ulaştığı ölçeğe dikkat çekti.
Rapor, elektrikli mobilitenin yalnızca ulaşım alışkanlıklarını değil, Türkiye’nin enerji dengesi ve tüketim yapısını da dönüştüren stratejik bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor.
2025 itibarıyla Türkiye’de elektrikli araç ekosistemi, toplam enerji tüketimi ve kullanım yoğunluğu açısından güçlü bir büyüme sergiledi. Tartışmalar artık yalnızca kurulan istasyon sayısına değil, şarj işlemlerinin enerji sistemine etkisine ve toplam tüketim ölçeğine odaklanıyor.
2025 yılında elektrikli araçların gerçekleştirdiği toplam elektrik tüketimi 460 MWh seviyesine ulaştı. Bu değer, yaklaşık 166 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor. Aynı yıl içinde gerçekleşen toplam şarjlanma sayısının 21,7 milyonun üzerine çıkması ise elektrikli araçların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Siemens eMobility ise 2025 boyunca yürüttüğü çalışmalarla 26 bin ton CO₂ salımının önlenmesine katkı sağladı. Şirket, Türkiye genelinde 1.200’ün üzerinde şarj noktasının enerjilendirilmesinde rol üstleniyor.
“eMobilite enerji sisteminin merkezi bir bileşeni haline geliyor”

Siemens Türkiye eMobility Yöneticisi Rıfkı Çolak, 2025 verilerinin elektrikli mobilitenin ulaşım alışkanlıklarının ötesine geçerek enerji sistemi üzerinde belirleyici bir unsur haline geldiğini gösterdiğini söyledi.
Çolak, “Tartışmalar artık yalnızca kurulan istasyon sayısına değil, şarj işlemlerinin enerji sistemine etkisine ve toplam tüketim ölçeğine odaklanıyor. Bu veriler, eMobilite’nin enerji şebekesi ve şehir planlamasında merkezi bir bileşen haline geldiğini göstermesi açısından kritik önem taşıyor” dedi.
Çolak, Siemens eMobility’nin enerji verimli çözümleri ve yüksek performanslı şarj teknolojileri sayesinde 2025 yılında 26 bin ton CO₂ salımının önlenmesine katkı sağladığını belirterek, şirketin 1.200’ün üzerinde şarj noktasıyla Türkiye’deki elektrikli araç altyapısının enerjilendirilmesinde önemli rol üstlendiğini ifade etti.
Kurulu güç 3 GW seviyesine ulaştı
Rapora göre Türkiye’deki şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü yaklaşık 3 GW seviyesine ulaştı. Bu rakam, Türkiye’nin yaklaşık 125 GW seviyesindeki toplam kurulu gücünün yüzde 2,5’ine karşılık geliyor.
Bu durum, şarj altyapısının ulusal enerji sistemi içinde ölçülebilir, görünür ve planlamada dikkate alınması gereken bir büyüklüğe ulaştığını ortaya koyuyor.

Türkiye Avrupa ile paralel ilerliyor
Rapora göre Türkiye, elektrikli araç satışlarında Avrupa ile paralel, bazı segmentlerde ise daha hızlı büyüyor.
2025 yılında Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yüzde 17’sini tamamen elektrikli araçlar oluşturdu. Bu oran bir önceki yıl yüzde 10 seviyesindeydi.
Avrupa Birliği’nde de aynı dönemde elektrikli araçların payı yüzde 14’ten yüzde 17’ye yükseldi. Veriler, Türkiye’nin elektrikli mobilite dönüşümünde Avrupa ile benzer bir seviyede ilerlediğini gösteriyor.
Türkiye’nin performansı küresel ölçekte de dikkat çekiyor. Dünya elektrikli araç satış sıralamasında 2024 yılında dokuzuncu sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında dördüncü sıraya yükseldi.
Teknolojik yatırımların artması, şarj altyapısının genişlemesi ve tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapması, büyümenin temel unsurları arasında yer alıyor.


