MTA verilerine göre yaklaşık bin 200 diri fay hattının risk oluşturduğu Türkiye’de, afet sonrası barınma ve lojistik süreçlerine yönelik yeni bir çözüm geliştirildi.

Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden tarafından tasarlanan katlanabilir barınma üniteleri, deprem sonrası ortaya çıkan barınma ihtiyacına hızlı ve esnek bir alternatif sunmayı hedefliyor.

Türkiye’nin yüksek deprem riski ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yaşanan barınma sorunları, mevcut geçici barınma sistemlerinin sınırlarını ortaya koydu. Afet çadırları hızlı kurulum avantajı sunsa da uzun süreli kullanım ve zorlu iklim koşullarında yetersiz kalabiliyor. Konteyner ve prefabrik yapılar ise lojistik ve kurulum süreçlerinde önemli zorluklar yaratıyor.

Bu ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen proje kapsamında, depolama ve taşıma kolaylığı sağlayan, farklı iklim koşullarına uyum gösterebilen ve esnek kullanım imkânı sunan iki farklı katlanabilir barınma ünitesi tasarlandı.

Yaklaşık 18 ay süren araştırma çalışmasının sonucunda geliştirilen ilk model; mutfak, banyo ve yaşam alanlarını bir arada sunuyor. Üç kişilik kapasiteye sahip olan ünite, modüler yapısı sayesinde daha kalabalık ailelerin kullanımına göre genişletilebiliyor. Tamamen demonte edildiğinde tek bir TIR ile 12 adet taşınabiliyor.

İkinci model ise yalnızca katlanabilir plak elemanlardan oluşuyor. İki kişinin uzun süreli kullanımına uygun olarak tasarlanan yapı, tam katlanmış halde tek bir TIR ile dokuz adet sevk edilebiliyor. Her iki sistem de farklı modül kombinasyonlarıyla kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillendirilebiliyor.

Projenin afet yönetimine sunduğu katkılara değinen Doç. Dr. Feray Maden, “Mevcut geçici barınakların depolama, lojistik, kurulum ve uyarlanabilirlik konularındaki kısıtlamalarına karşı; sahada hızlı konuşlandırılabilen, kolay taşınabilen ve mekânsal esneklik sunan yenilikçi afet barınma sistemleri geliştirdik. Bu modüler yapı yalnızca barınma amacıyla değil, sağlık, lojistik, tedarik ve sosyal faaliyet birimleri gibi farklı ihtiyaçlara da hizmet verebilecek şekilde tasarlandı” dedi.

Proje, International Association for Shell and Spatial Structures tarafından düzenlenen ve İsviçre’deki ETH Zürich Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “IASS 2024 – Redefining the Art of Structural Design” başlıklı uluslararası sempozyumda sunuldu. Çalışma kapsamında ayrıca iki bilimsel araştırma makalesi yayımlandı.