Otomobillerde hızla yaygınlaşan gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), sürüş güvenliğinin yanı sıra sigorta, ekspertiz ve hasar onarım süreçlerini de dönüştürüyor.
Şerit takip asistanı, adaptif hız sabitleyici, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı ve sürücü yorgunluk tespiti gibi teknolojiler insan hatasından kaynaklanan kazaların azaltılmasına katkı sağlıyor. Ancak radar, kamera ve sensörlerle donatılan araçlarda küçük çaplı hasarlar bile daha kapsamlı kontrol ve kalibrasyon ihtiyacını beraberinde getiriyor.
Uluslararası araştırmalar, özellikle otomatik acil frenleme ve ön çarpışma uyarı sistemlerinin belirli çarpışma senaryolarında kazaları yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 50 oranında azaltabildiğini gösteriyor. Buna karşılık bu sistemlerde kullanılan radar, kamera ve sensörlerin hasar sonrası kontrol, değişim ve kalibrasyon ihtiyacı onarım maliyetlerini artırabiliyor.
Ekspertiz süreçleri değişiyor

RS Otomotiv Grubu Eğitim ve Teknik Operasyonlar Başkanı Mustafa Tütünoğlu, ADAS teknolojilerinin sigorta sektörü üzerinde çift yönlü bir etkisi bulunduğunu belirterek, “Bir tarafta kazaları önlemeye yardımcı olan ve sürüş güvenliğini yükselten son derece kıymetli sistemler var. Diğer tarafta ise bu teknolojilerin bulunduğu araçlarda en basit tampon, cam, ayna ya da çamurluk hasarında bile sensörlerin, kameraların ve elektronik bileşenlerin kontrolü, değişimi ve yeniden kalibrasyonu söz konusu olabiliyor.” dedi.
ADAS donanımlı araçlarda dışarıdan küçük görünen bir darbe, sensörlerin açısını veya kameraların referans değerlerini etkileyebiliyor. Bu nedenle hasarın yalnızca kaporta veya mekanik aksam açısından değil, aracın elektronik güvenlik altyapısı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.
Tütünoğlu, “Artık bir hasarı sadece mekanik ya da kozmetik açıdan değerlendirmek yeterli değil. ADAS’lı araçlarda doğru teşhis, doğru ekipman ve doğru kalibrasyon süreçleri hayati önem taşıyor. Aksi halde araç onarılmış görünse bile güvenlik sistemleri olması gerektiği gibi çalışmayabilir. Bu durum hem sigortalı memnuniyetini hem de yol güvenliğini doğrudan etkiler.” ifadelerini kullandı.
Sigortada risk hesabı yeniden şekilleniyor

ADAS sistemlerinin yaygınlaşması, sigorta şirketlerinin risk değerlendirme yöntemlerini de değiştiriyor. Araçta hangi sürüş destek sistemlerinin bulunduğu, kalibrasyon geçmişi ve onarımın konusunda yetkin servislerde yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar daha fazla önem kazanıyor.
Tütünoğlu, “ADAS’lı araçlarla birlikte sigortacılıkta yeni bir parametre seti oluşuyor. Araçta hangi güvenlik sistemlerinin bulunduğu, bu sistemlerin aktif kullanımı, aracın kalibrasyon geçmişi, onarımın konusunda yetkin servislerde yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar artık çok daha kritik hale geliyor. Sigorta sektörü artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski teknolojiyle yeniden hesaplayan bir yapıya evriliyor.” dedi.
Yeni dönemde sigorta şirketleri, eksperler, servis ağları, parça tedarikçileri ve teknoloji sağlayıcıları arasındaki koordinasyonun da önem kazanması bekleniyor. Doğru onarım prosedürleri, standart kalibrasyon süreçleri ve teknik eğitim yatırımları sektörün öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.


