Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu’nda iklim dönüşümü, enerji politikaları ve özel sektörün rekabet gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

COP31 öncesinde küresel iş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bloomberg ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

“COP31 Eylem Gündemi’ne Özel Sektörün Yanıtı” başlıklı panelde Ali Y. Koç’un yanı sıra Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol, Uluslararası Finans Kurumu Genel Müdürü Makhtar Diop ve Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John W. H. Denton da yer aldı.

“İklim için doğru olanla ekonomik açıdan sürdürülebilir olan yakınlaşmalı”

Şirketlerin yalnızca rakip şirketlerle değil, bu şirketlerin faaliyet gösterdiği ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini belirten Ali Y. Koç, ülkeler arasındaki finansman maliyetleri ve iklim politikalarındaki farklılıkların rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

Koç, “İklim açısından doğru olanı yaparken, bunu ekonomik açıdan da mantıklı ve sürdürülebilir bir zemine oturtup doğru yönde buluşabilir miyiz? Evet. Bu iki unsur ne kadar yakınlaşırsa, o kadar olumlu sonuçlar elde ederiz” dedi.

Kamu politikalarının dönüşüm üzerindeki etkisine de değinen Koç, ülkeler arasındaki teşvik ve destek farklılıklarının şirketlerin uluslararası rekabet koşullarını değiştirdiğini ifade etti.

“Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye yönelmesi öncelik taşıyor”

Türkiye açısından yenilenebilir enerji ve elektrifikasyonun stratejik önem taşıdığını vurgulayan Koç, enerji ithalatına bağımlılığın iş yapma maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda etkili olduğunu söyledi.

Koç, “Ülkemizi daha rekabetçi kılmak ve şirketlerimizin uluslararası devlerle yarışabilmesini sağlamak için yenilenebilir temiz enerjiyi ve elektrifikasyonu artırmamız gerektiği tartışmasız bir gerçek” dedi.

Enerji tedarik güvenliğinin önemine de dikkat çeken Koç, “Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye yönelmesi bu dönemde öncelik taşıyor. Enerji sektöründe olsun ya da olmasın, bu dönüşüm tüm işletmelerimizin işini son derece kolaylaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

Üretim kadar depolama da önemli

Ali Y. Koç, yenilenebilir enerji dönüşümünde üretim kapasitesinin tek başına yeterli olmadığını, depolama altyapısının da geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Koç, “Türkiye’de enerji ihtiyacımızı karşılayacak yüzde 60-63 oranında yenilenebilir enerji kapasitemiz var. 10-15 yıl öncesine kıyasla bu muazzam bir oran. Ancak depolama imkânımız olmadığı için bu kapasitenin yalnızca yüzde 40’ından faydalanabiliyoruz” dedi.

Yeşil dönüşümde liderlik vurgusu

İklim dönüşümünün uzun vadeli yatırımlar gerektirdiğini belirten Koç, şirketlerin bu süreçte rekabet gücü ile sürdürülebilirlik hedefleri arasında denge kurması gerektiğine dikkat çekti.

Koç Topluluğu’nun enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finansal hizmetler gibi farklı sektörlerde dönüşümü eş zamanlı yürüttüğünü belirten Ali Y. Koç, grubun yaklaşık 10 yıl önce başlattığı Karbon Dönüşüm Programı’na da değindi.

“Doğru olanı yapmak bazen rekabet avantajını kaybettirebildiği için bu durum ciddi bir liderlik gerektiriyor” diyen Koç, iklim dönüşümünün hem zaman hem de finansman açısından maliyet taşıdığını söyledi.

“Değer zincirinin tümü gelişmeli”

Ali Y. Koç, düşük karbonlu dönüşümün yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmaması gerektiğine de dikkat çekti.

Dünya genelinde KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin sayısal ağırlığına işaret eden Koç, “Bu yüzden büyük şirketlerin, tüm değer sisteminin dönüşümüne yardımcı olma konusunda çok aktif olmaları gerekiyor” dedi.

Koç, iklim hedefleri ile şirketlerin uluslararası rekabet gücünün birlikte ele alınmasının, dönüşümün uzun vadede sürdürülebilir hale gelmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.